KESTANE AĞAÇLARI NEDEN KURUYOR

15 yıldır kestane Ağaçları kuruyor

Sinop’ta, yaklaşık son 15 hektarlarca kestane ormanı Halk arasında “Kestane Kanseri” olarak bilinen “edothia parasitica” hastalığı sebebiyle kuruyarak yok oluyor yıldır.

Sinop ve çevresinde oldukça bol Yetişen Kestane Ağaçları, halk arasında kestane kanseri olarak bilinen “endothia parasitica” hastalığı sebebiyle giderek azalıyor. Sinop ve çevresinde şu an itibariyle bulunan toplam 4 bin 369 hektar kestane ormanının kısa süre içerisinde yok olmasından endişe ediliyor. Bu arada hastalık sebebiyle 1995 2007 arasında kuruyan ve yaklaşık 12 bin metreküp kestane ağacı kesilerek odun olarak değerlendirildi yılları. Bilinenin dışında kalan Rakamlar ise oldukça ürkütücü.

Öte yandan köylüler, ağaçların toplu halde kuruması dışında başka bir problemle daha Karşı Karşıya kaldı. Halk arasında ağaçlarda görülen hastalığa “kanser” adı verilmesi, kestane meyvelerinin de insan vücudunda kansere yol Açtığı yolundaki söylentileri gündeme getirirince, bir kez daha mağdur oldu. Bu, üreticinin elinde kalarak heba oluyor her yıl tonlarca kestane yüzden. De sağlam olan Dolayısıyla hem ağaçlar yok oluyor hem ağaçların meyveleri ekonomiye kazandırılamıyor. Uzmanlar ise hastal sadece ağaçlara mahsus bir hastalık olduğunu, insanlara ise hiçbir zarar vermediğini bildirdi.

================================================

Hastalık Tanımı:
Kestane Kanseri miselyumunun rengi önce beyaz, sonradan sarımtırak renktedir. Enfeksiyondan 1-3 ay sonra Oluşan stromalar üzerinde turuncu renkli piknitler meydana gelir. Olgunlaşınca kabuk üzerinde önce toplu iğne başı büyüklüğünde çıkıntılara neden olur, yağışlı dönemlerde bu çıkıntılardan sarı-turuncu renkli yoğun bir akıntı ile birlikte konidiosporlar çıkar. Bu sporlar silindir şeklinde ve renksiz olup, 3,78-2.14×2.16-0,54 um boyutundadır. Piknitlerin Geliş ¬ Tigi stromaların dibinde, çapları 250-445 um olan, içinde çok sayıda bulunan peritesyumlar gelişir askus. Onu askus 8 askospor içerir. Askosporlar 2 hücreli olup, 11,0-7.9×4.1-3.0 mm boyutundadır.
Kestane Kanseri bir yara parazitidir. Kestane ağaçlarının kabuk dokusuna yeni Oluşan yaralardan girdikten sonra, gelişimini ağacın toprak üstü aksamında, iç kabuk ve kambiyum dokularında miselyal yelpazeler şeklinde sürdürür. Hastalık nedeniyle kurumuş yada kesilmiş ağaçlarda da saprofıtik olarak gelişir ve hastalık kaynağı oluşturur.
Kış mevsiminde nemin yüksek olması nedeni ile olgun peritesyumlara ve askosporlara bu dönemde daha fazla rastlanmaktadır. Konidiosporlar İse her mevsiminde meydana gelebilmektedir yılın. Konidiospor ve askosporların her ikisi de enfeksiyon yapar. Kışın düşük sıcaklıkta gelişemezler, konidiospor oluşumu için en uygun sıcaklık 20-27 ° C, askosporlar için ise 18 ° C’dir.
Konidiosporlar kuşlarla, Böceklerle ve Yağmurla; askosporlar ise Rüzgarla taşınarak yeni Oluşan yaralara ulaşır ve hastalık oluşumuna neden olurlar.

Yaşayış:
Kestane Kanseri, Ağaçların tamamen kurumasına neden olan ve hızla yayılan çok önemli bir hastalıktır.
Kestane kanserinin yayılmasında en önemli faktör, bulaşık aşı kalemlerinin kullanılmasıdır. Diğer bir önemli faktör de hastal sorun olduğu yerlerde hasadın Dallara sırıkla vurularak yapılmasıdır. Hasat sırasında meydana gelen yaralardan hastalık etmeni girerek yeni enfeksiyonlara neden olmaktadır.
Etmen bir yara paraziti olduğu için sağlıklı ağaçlara taze yaralardan girer ve giriş yaptığı kısımdaki kabuk dokusu normal rengini kırmızımsı kahverengine dönüşür kaybederek. Hastalıklı kabuk dokusunda önce çöküntüler, daha sonra çatlak ve yarıklar meydana gelir. Canlılığını kaybeden kabuk dokusu odun dokusundan ayrılır ve şişkinleşmiş gibi bir görünüm alır. Hasta kısımlarda kabuk altı normal rengini kaydedip, sarımtırak devetüyü renginde Misel yelpazeleri ile Örtülür.
Olgun piknitler kabuk dokusunun yüzeyinde sivilce şeklinde çıkıntıların meydana gelmesine neden olur. Yağışlı dönemlerde bu çıkıntılardan sanmsı turuncu renkli yoğun bir akıntı ile birlikte konidiosporlar çıkar.
Hastalık etmeninin iç kabuk ve kambiyum dokusunda gelişmesi nedeniyle Ağaçların iletim demetleri zarar görür. Bu nedenle hastalıklı dallardaki yapraklar önce solup içe doğru kıvrılır sonra kurur. Gövde enfeksiyonlarında ise enfeksiyon noktasının üstündeki kısmın gelişimi önce duraklar, sonra ağaç yaşamını sürdürebilmek için hastalıklı kısmın altında uyuyan gözlerden yeni sürgünler oluşturur. Hastalık gövdeyi çevreledikçe ve aşağıya doğru ilerledikçe bu sürgünler de kurur ve sonuçta ağaç ölür.
Bu hastalık Marmara, Karadeniz ve Ege bölgelerinde görülmektedir.

Kültürel önlemler:
? Tamamen kuruyan ağaçlar kök boğazından, hastalıklı dallar yada ana gövde hastalıklı kısmın 25 cm altından kesilerek yakılmalıdır.
? Kesilen yerlere hastalık etmeninin girişini engellemek için “3 kısım ardıç katranı 1 kısım göztaşı” sürülmelidir.
? Budama ve aşı için kullanılan aletler% 10’luk çamaşır suyu (sodyum hipoklorid) içinde dezenfekte edildikten sonra diğer dalların Budama ve aşı işlemine geçilmelidir.
? Aşı Kalemleri hastal sorun olmadığı yerlerden alınmalıdır.
? Yara oluşumunu en aza indirecek bir Hasat yöntemi seçilmelidir.

Kimyasal Mücadele:
Bu hastal kimyasal mücadelesi yoktur.

================================================== ===
Kanserler

Kestane kanseri hastalığı ağacın dal ve gövdesinde belirti oluşturur. Kabuk dokusu önce normal yeşil, kahve rengini kaybeder ve renk kızıl kahve olur, daha sonra hastalıklı kabuk dokusu odun dokusuna kadar çatlar. Kabuktaki iletim demetleri hastalandığı için hastalıklı kısmın üst tarafına besin maddesi ve su iletimi olamaz ve ağaçlar uçtan geriye doğru kurumaya başlar ve sonunda ağaçlar tamamen ölür
=====================================================

Yoksul ve Yorgun Çocukluğum

Bir akşamüstü geçtim,
Seher vakti denizi seyrettiğim yollardan.
Kalbimde umutsuzluk vardı,aklımda umut.
Titreyen ellerim dokunmak isterken semaya,
Kırmızımsı damlalar dökülüyordu gözlerimden.
Ağır ve tedirgindi adımlarım,
Geçerken kördüğüm olmuş patikalardan.
Tanıdık gelmiyordu anılarım.
Korkak değildim,korkusuzdum hatta,
Ama bu akşam korkuyordum.
Çatıktı kaşları çalı dikenlerinin.
Patikada yürüyordum ben.
Ürperdiğim o an sağa sola bakındım telaşla,
Yapayalnızdım yeniden.
Bir kestane ağacı karşıladı beni.
Yüzyıllık kestane ağacı.
Solgundu yaprakları.
Gövdesi o kadar sıcaktı,kolları o kadar sevecendi ki…
O dahi ısıtamadı içimi.
Bana dair yalnızca bir iz kalmıştı,
Bu ıssız yollarda:
Yoksul ve yorgun çocukluğum.

Hasan Güven

—————————————————-