AYANCIK PANAYIRI

Her yıl eylül ayının ikinci haftası ilçede kurulan panayırın geçmişi çok eskilere dayanmaktadır. Ayancık dışında Sinop ve Kastamonu’ nun bazı ilçelerinde de kurulan bu alış veriş panayırları özellikle köylerden gelen vatandaşların hasat sonlarında edindikleri gelirle ihtiyaçlarını toptan karşılamaları amacıyla kurulmuş ve yıllardır gelenekselleşerek devam etmiştir. Özellikle giyim , mutfak eşyası ,dayanıklı ev eşyası gibi maddelerin yanında soğan, patates, sarımsak gibi gıda maddeleri satışı da panayırın vazgeçilmez gelenekleri arasındadır.

Ayrıca panayır tarihleri arasında kurulan hayvan pazarları da köylü vatandaşın yetiştirdikleri hayvanları pazarlama imkanına sebep olmaktadır.

Yoğun bir alışverişin yaşandığı Panayırın vazgeçilmez etkinliklerinden biri de lunaparklardır. Panayırla birlikte ilçede kurulan gezici lunaparklar panayır süresince ilçede tam bir şenlik havası yaratmaktadır.
—————————————————-

Kültür ve Keten Festivali

Her yıl geleneksel olarak Temmuz ayının son haftası sonunda yapılan üç günlük festival; ilçede sosyal kültürel etkinliklerin en yoğun yaşandığı günlerdir. Gündüzleri çeşitli dallarda düzenlenen yarışmalar, sergiler, çeşitli yazar,çizer ve bilim adamlarının katıldığı panel ,açık oturum gibi etkinlikler düzenlenirken geceleri de müzik eğlence programları ve konserler organize edilmektedir. İlçenin nüfus yönünden en yoğun olduğu bu dönemler ilçe ekonomisinin de canlanmasına neden olmaktadır. Özellikle turizme yönelik hizmet veren oteller , lokantalar , çay bahçeleri yıl boyunca bu güne hazırlanmaktadırlar.

İlk gün festival yürüyüşü ve sergilerin açılışı ile başlayan festival etkinlikleri deniz şenlikleri , yöresel yemeklerin halka ikramı ve panellerle ya da Açık Oturumlarla devam etmektedir. Güncel konuların seçildiği Panel, Söyleşi, Açık Oturum gibi etkinliklere ülkenin tanınmış yazar, çizer ve sanatçıları katılmakta yöre halkı ve festival ziyaretçileri hem bu kişileri yakından tanıma fırsatı bulmakta hem de bu toplantılara etkin katılarak kafalarındaki sorulara cevap alabilmektedirler.

Akşamları düzenlenen havai fişek gösterileri eşliğinde düzenlenen eğlence programlarına eldeki imkanlar neticesinde çağrılan sanatçıların verdiği konserler ise festivallerin en fazla katılım sağlandığı etkinliklerdir. 5-6 bin kişinin seyrettiği bu açık hava konserleri gerek Ayancık halkı gerekse de Sinop ve çevre illerden gelen vatandaşlarca beğeni ile karşılanmakta ve gençler tarafından coşku ile seyredilmektedir.

Yaz mevsiminin kısa sürdüğü ilçe civarında bir bakıma yaza veda gibi algılanan festival ilçenin yurt içi ve yurt dışında tanıtımı için de çok önemli bir aracı olmuş, çeşitli televizyoncu ve gazetecilerin katıldıkları etkinlikler hakkındaki yorumları çalıştıkları basın kuruluşlarında yayınlanmıştır. Bu nedenle de Ayancık ve civarına gelmek isteyen turistler tarihleri özellikle bu günlere denk getirmeye çalışmışlardır. Yurt dışında çalışan yöre halkı da son yıllarda izin tarihlerini hep festivale göre ayarlamış böylece festival ilçe takviminde önemli bir yere kavuşmuştur.
—————————————————-

Bunları Biliyormusunuz_?

. Kereste Fabrikasından dolayı, Karadeniz kıyısında ilk Elektriğin Ayancığa

verilmiş olduğunu,

. Geçmiş dönemde, Ayancık’ta Körfez, Sendika ve Belediye Sinemalarının olduğunu,

. Ayancığın ‘l863’ten beri ilçe olduğunu,

. Ayancığın Cumhuriyet’in ilanına kadar Kastamonu iline bağlı olduğunu, Cumhuriyetin ilanından sonra il olan, Sinop’a bağlandığını,Milli mücadele yıllarında en çok şehit veren yerler arasında bulunduğunu,

. Türkiye kale ağları ilk kez çıtadan yapılarak Ayancık’ta kullanıldığını; futbolu geliştirici kaleli, tahta perdeli antrenman sahaları, kafa vuruşlarını geliştirici halkalı çalışma alanı, slalom çalışmaları gibi bilimsel bir ekolun Ayancık’ta oluştuğunu,

. 1863 ten sonra civarlardan ve Rum köylerinden gelenlerin yeni binalar oluşturarak, şadırvan meydanının iki tarafını geliştirdiğini, hemen hemen sanatkar ve esnafın çoğunun Rumlardan oluştuğunu,1910 yılında Sürmene ve Rize’den birkaç ailenin geldiğini ilçede ve civar köylerdeki, Rumların gittiğini, o yılları Kemal Yalçın’ın ” Emanet Çeyiz Mübadele İnsanları ‘ adlı kitabında Ayancıklı Yorgo dede şöyle anlatmış: “Ayancık çok zengindi Annem Sinoplu Babam İnebolulu idi, Ben, Ayancıkta doğmuşum. Meyveler meyveler… Arkası dağ, önü deniz. Dağ konur, deniz bereket verir. Deniz aç koymaz insanı.”

. 1963 yılında Ayancık’ta çok büyük bir selin meydana geldiğini ve çok büyük hasarlar oluşturduğunu,köprüleri yıktığını,

. 1972’de Ayancık’ta Maltepe’den kopan kaya parçalarının ilçeye düştüğünü bir çok evin zarar gördüğün iki kişinin hayatını kaybettiğini,

. Sinop’un adını Farsça da ‘suyun göğsü” anlamına gelen Sine-i ab; Amazonların Kraliçesi Sinova, bir başka rivayete göre ırmak tanrısının güzeller güzeli kızı Sinope’den aldığını,

. Sinop’taki Hamsilos [Hamsoroz] Körfezinin Karadeniz de; hatta Türkiye de tek fiyort olduğunu ve IV. Zamanda buzul aşındırması ile oluştuğunu,

. 1930’lu yıllarda Ayancıkta tenis kortlarının olduğunu ve tenis sporunun yapıldığını,

. Ayancık sınırları içinde çok zengin köknar kayın, Meşe, Gürgen,Dış budak, Karaağaç, Kavak gibi ağaç türlerinden oluşan “ağaç denizi’ olarak da bilinen Çangal (Çangıl Jungle) ormanların bulunduğunu,

Ömer Seyfettin’in çocukluk yıllarının babasının memuriyeti dolayısıyla Ayancıkta geçtiğini ve daha sonraki yıllarda yazdığı “Falaka” hikayesinin konusunun Ayancıktaki taş mektepte geçtiğini,

. Ayancık köylerindeki ahşap evlerin çoğunun bahçesinde su kuyusu içinde şömine tipi ocak olduğunu, şu an yenilenerek değişmiş camlarının çoğunun cumbalı ve tahta perdeli olduğunu,

. Ayancık’ta 1926 yılında kurulan kereste fabrikası ilçenin o dönemde ilerlemesinin temel etkenleri arasında olmuştur. Fakat kapasitesi 30 milyon ağaç kesebilecek şekilde hızla arttırılınca; Belçikalılarla 30 yıllığına yapılan antlaşma 18. yılın sonunda feshedilmiş ve fabrika devletleştirilmiştir. 0 dönemde Çangal [1605m] ve Zindan [1750 m] dağlarındaki ormanı işlemek üzere tomrukları fabrikaya taşınmak için kurulmuş havai hattının direklerinin Bursa’ya gönderilip teleferik olduğunu, havai hattının yerini kamyonların aldığını,
. Fransız ve İtalyan modasının 1930’lu yılların başında önce Ayancık’ta uygulandığını, sonra İstanbul ve diğer büyük illere ulaştığını,

. Okullarda Belçikalı, Alman çocuklar ve Türk çocukların birlikte ders gördüğünü bayram törenlerinin son derece renkli olduğunu spor teşkilatları ve fabrikanın da davullarla birlikte bayrama katıldığını, Türk Hava Kurumu uçaklarından birine Ayancık adının verildiğini ve gösteri uçuşu nedeniyle bayram tören[erinde Ayancığa gönderildiğini’

. Ayancık açıklarında Karadeniz’in istavrit, barbunya, kalkan, Palamut, hamsi, mezgit, zargana [sarkan], uskumru, sazan, somon, çinakop, lüfer dil balığı v.b gibi bir çok balık türünün bulunduğunu,

. Sinop’un Erfelek ilçesindeki tatlıca köyünde, aynı vadi içinde 28 irili ufaklı şelalelerin kayın ormanları içerisinde Sıra Sıra dizili olduğunu,

. Ayancık inaltı köyünde 1070 m yüksekte yer alan inaltı mağarasının sarkıt ve dikitlerden oluşan muhteşem bir oluşum olduğunu,

. Sinop sınırları içerisindeki ince burunun Türkiye’nin en kuzey uç koordinatı olduğunu,

. Sarı kumun eşsiz flora ve faunaya sahip olduğunu yabani kuşların göç yolları üzerinde olduğundan, kuş gözlemciliği için ideal ortam yarattığını çevrede sülün, karaca, yabani atlar çeltikçi kuşları v.b gibi bir çok canlının ekolojik çeşitlilik yarattığını ve koruma altında olduğunu

. Ayancık Sporun 1931 de kurulduğunu ve ilk başkanının Baha bey

olduğunu,

. Cevizli Sporun 1990 da kurulduğunu ve ilk başkanının Ecz.Mustafa Sarısoy olduğunu,

. Hakan ÜNSAL’ın Ayancık Lisesi mezunu olduğunu

Kaynak: Dünden Bugüne Ayancık (Ayancık Lisesi)